enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
18,5693
EURO
18,3020
ALTIN
1.014,10
BIST
3.392,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C

12 Eylül: Bir Sağdan Bir Soldan!

12 Eylül 1980’deki darbe, birçok kişi tarafından kabul edildiği gibi bir hazırlık daha doğrusu “uygun bir senaryo” yazma döneminin ardından …

12 Eylül: Bir Sağdan Bir Soldan!
REKLAM ALANI
19.09.2022 00:09
0
A+
A-

12 Eylül 1980’deki darbe, birçok kişi tarafından kabul edildiği gibi bir hazırlık daha doğrusu “uygun bir senaryo” yazma döneminin ardından gerçekleşti. 1977’de Taksim’de yüzbinlerce işçi ve öğrencinin katıldığı 1 Mayıs kutlamasına The Marmara Oteli’nden hedef gözeterek sıkılan kurşunlar, 1978 yılının Aralık ayında Kahramanmaraş’ta Alevi yurttaşlara dönük olarak gerçekleştirilen katliam ve 1980 yılında Çorum’da Alevi yurttaşlara dönük olarak gerçekleştirilen katliam darbeye ortam yaratmak amacıyla malum “uygun senaryo”nun amacına uygun düzenlenmişti.

Gerçekleştirilen katliamlar günlerce sürmesine rağmen devlet olaylara ısrarla müdahale etmemişti.

Maraş katliamı sonrasında verilen sıkıyönetim kararı, darbecilerin senaryolarına uygun biçimde alınmıştı.

22 Temmuz 1980 yılında DİSK Başkanı Kemal Türkler’in öldürülmesi, diğer yüzlerce cinayetle birlikte darbe öncesinin mantığına bir örnekti. Afganistan ve İran’da sorun yaşayan ABD ve NATO’nun Türkiye’yi de kaybetmekten çekindiği ve darbeye her türlü desteği verdiği biliniyor. Ankara’daki Amerikan diplomatik kaynaklarından geçilen “Bizim çocuklar başardı” cümlesi, Kenan Evren ve arkadaşlarından böyle bir darbenin dört gözle beklendiğinin bir kanıtı niteliğindeydi.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

MİT eski müsteşarlarından Mahir Kaynak, 12 Eylül 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde yayımlanan röportajında 12 darbesinde ABD’nin parmağı olduğunu söylemişti. Kaynak, konu ile ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

‘Biz de geçmişte bir sürü çelişkiyi yaşadık. Dedik ki, ‘Demirel Amerika tarafından getirilmiştir. Morrison Süleyman’dır!’ Biliyorsunuz, Morrison Knudsen mühendislik firmasında çalıştığı için, Demirel’i eleştiren çevreler 60’lı yıllarda kendisinden bu sıfatla bahsediyordu… Ama sonra ne oldu? 1970’li yıllarda CIA’in Türkiye şefi Paul Henze, 12 Eylül darbesini Başkan Jimmy Carter’a ‘Bizim çocuklar başardı!’ diye haber verdi. Kastettiği çocuklar darbeyi yapan generallerdi. Yani Amerikalılar Demirel’i devirdiler! Amerika, Amerika’yı mı devirdi diyeceğiz şimdi? Aslında bunlar çok tutarlı politikalardır. Ne oldu? Demirel’in yerine Özal geldi. Çünkü 12 Eylül darbesinin asıl amacı Özal gibi birini getirmekti. Özal, Türkiye’yi dünyaya açtı. Dünyayla ekonomik olarak bütünleştik, değil mi? Yani küresel sermaye Türkiye’ye ilk adımını o zaman attı.

Darbeci Kenan Evren’in kan donduran bazı sözleri:

”Asmayalım da besleyelim mi?”

“Elim bile titremedi’

Eli kanlı darbeci Kenan Evren’in idam listesi:

– 12 Eylül darbesinde 17 yaşında idam edilen Erdal Eren’in son bakışı 35 yıl sonra bile hala hafızalarda. 17 yaşındaydı Erdal Eren. Kâğıt üzerinde yaşı büyütüldü. Alelacele yargılandı. Hemencecik kırdılar kalemi. ‘Ben yapmadım’ demesine rağmen ‘İbretlik bir son olsun’ diye 35 yıl önce idam edildi.

– Mustafa Pehlivanoğlu, 12 Eylül’de Kenan Evren ve darbeci ekibin mahkemelerinde yargılanıp idam edilen ülkücülerden yalnızca biriydi. Tıpkı soldan Erdal Eren gibi o da sağdan bir sembol olarak 35 yıl sonra bile hafızalardaki yerini korudu.

Darbenin bilançosu:

TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.650 bin kişi gözaltına alındı.1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

– Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

– 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

– 98 bin 404 kişi ‘örgüt üyesi olmak’ suçundan yargılandı.

– 7 bin kişi için idam cezası istendi.517 kişiye idam cezası verildi.

– Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).

– İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.

– 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

– 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü’ belgelendi.

– Cezaevlerinde toplam 299 kişi hayatını kaybetti.

– 14 kişi açlık grevinde öldü.16 kişi ‘kaçarken’ vuruldu.

– 95 kişi ‘çatışmada’ öldü.

– 73 kişiye ‘doğal ölüm raporu’ verildi.

– 43 kişinin ‘intihar ettiği’ bildirildi.

– 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

– 30 bin kişi ‘sakıncalı’ olduğu için işten atıldı.14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.

– 30 bin kişi ‘siyasi mülteci’ olarak yurtdışına gitti.

– 937 film ‘sakıncalı’ bulunduğu için yasaklandı.

– 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

– 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

– 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

– Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

– 31 gazeteci cezaevine girdi.

– 300 gazeteci saldırıya uğradı.

– 3 gazeteci silahla öldürüldü.

– Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

– 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

– 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Sonuç:

1980 darbe anayasası halen yürürlükte!

Instagram

Twitter

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Secured By miniOrange