enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
17,9387
EURO
18,5445
ALTIN
1.031,48
BIST
2.868,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Az Bulutlu
28°C
Pazartesi Az Bulutlu
28°C

Dünyayı Korkutan Soru: Rusya ve Ukrayna Ortasındaki Savaşta Nükleer Silahlar Kullanılabilir mi?

Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimde, Putin’in özellikle NATO’ya tehdit olarak nükleer silah kullanımını sık sık dile getirmesi ‘Gerçekten …

Dünyayı Korkutan Soru: Rusya ve Ukrayna Ortasındaki Savaşta Nükleer Silahlar Kullanılabilir mi?
REKLAM ALANI
01.07.2022 00:39
0
A+
A-

Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilimde, Putin’in özellikle NATO’ya tehdit olarak nükleer silah kullanımını sık sık dile getirmesi ‘Gerçekten nükleer silahların kullanılma şansı var mı?’ sorusunu akıllara getirdi. Gelin geçmişten günümüze nükleer silahların kullanımına bir bakalım… ????

Kaynak: https://www.vox.com/22951004/nuclear-…

Geçtiğimiz 24 Şubat tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in resmi olarak Ukrayna’yı işgal edeceklerini açıklamasıyla beraber iki ülke arasında bir savaş başladı bildiğiniz üzere.

Putin, aynı gün yaptığı konuşmasında ‘Yolumuza kim çıkarsa, ülkemiz ve vatandaşlarımız kim tehdit oluşturursa, Rusya’nın karşılık vereceğinin farkında olmalı ve ortaya daha önce tarihte hiç görülmemiş sonuçların çıkacağını bilmelilerdir.’ demişti.

Putin’in bu söylemlerine ek olarak günümüzde Rusya’nın dünyadaki en önemli nükleer güçlerden biri olduğunu belirtmesi, üstü kapalı olarak herhangi bir durumda nükleer silahların devreye gireceği anlamına geliyordu.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

Aradan henüz birkaç gün geçmişken 27 Şubat’ta tekrar açıklama yapan Putin, bu kez NATO’nun ‘yasadışı yaptırımları ve saldırgan açıklamaları’ olduğunu söyleyerek Rusya’nın nükleer kuvvetlerine özel talimat verdi!

İki ülke arasındaki çatışmalarda şu ana kadar nükleer bir silah kullanılmadı, saldırılar genellikle bombardıman uçakları ve tanklar aracılığıyla gerçekleştirildi.

Yine de Putin’in sözleri ‘Nükleer silahlar kullanılacak mı?’ sorusunu akıllara getirdi.

ABD çıkışlı yayın kuruluşu Vox’un nükleer silah uzmanlarına Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş hakkında sorduğu soruları sizler için derledik;

Öncelikle dünya üzerinde nükleer silahlara sahip olduğu bilinen yaklaşık 9 ülke var ve ülkelerin çoğu Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı imzaladı.

Nükleer silahlara sahip olduğu bilinen ülkeler Rusya, ABD, Çin, Fransa, İngiltere, Pakistan, Hindistan, İsrail ve Kuzey Kore. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana toplam silah sayısı ise 70 binden yaklaşık 13 bine kadar düştü.

Hatta Soğuk Savaş’ın sonunda SSCB dağıldığında Ukrayna, kendi topraklarında kalan nükleer silahları Rusya’ya vermişti.

An itibariyle yedi ülkenin küçük cephanelerine kıyasla Rusya ve ABD’nin cephaneleri dünya üzerindeki milyarlarca insanı katledebilecek kadar büyük…

Elde edilen bilgilere göre Rusya’nın 6 bin, ABD’nin ise yaklaşık 5 bin 500 nükleer silahı bulunuyor.

Rusya’da bulunan 6 bin nükleer silah ise ülkeyi resmi olarak en büyük nükleer cephaneliğe sahip ülke haline getiriyor.

24 Şubat’ta Rusya, Ukrayna’yı işgaline başladıktan sonra bu silahların çoğunun yedekte durduğu; kara, deniz ve hava tabanlı olarak 1600 adet silah konuşlandırıldığı söylendi.

ABD Bilim İnsanları Federasyonu’nun Nükleer Bilgi Projesi Başkanı Hans Kristensen, Ukrayna’nın kendi nükleer cephaneliğini kurmak üzere olduğunu iddia eden Putin’in söylemlerine karşı olarak bu konuda hiçbir kanıt olmadığını açıkladı.

Kristenen, ‘Son gelişmelerin ardından nükleer silahların kullanılma riski var mı?’ sorusunu şöyle yanıtladı:

‘Olay ilk başladığında böyle bir endişemiz yoktu ancak şu an, II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en büyük askeri operasyona tanık oluyoruz. Putin’in açıklamalarının ardından NATO’nun da beklenmedik durumlara hazırlık seviyesine geçmesi savaşın göstergesidir. Savaşın ilerlemesiyle birlikte her hafta, nükleer silah olasılığına bir adım daha yaklaşıyoruz.’

Harvard Kennedy Okulu’nda profesör olan Matthew Bunn ise ABD ve NATO müttefikleri Ukrayna’ya asker göndermediği sürece nükleer silah kullanılma şansının olmadığını söylüyor.

‘Putin’in nükleer silah kullanmak için bir sebebi yok, özellikle Rusya ordusunun gücünü Ukrayna’yla kıyaslarsak…’

“Putin’in yakın çevresi dışında kimse neden böyle bir adım attığını tam olarak bilmiyor. Tahminimce Batı’daki ülkeleri Ukrayna’ya yardım etme düşüncesinden caydırmak için sinyal vermeyi amaçlıyordu.”

Ancak nükleer savaş sonucunda Ukrayna ele geçirilse bile Putin’in zaferi olmayacağını belirtiyorlar. Çünkü bu durumda sadece Batı değil, Çin gibi müttefik ülkeleri de kendilerinden uzaklaştırmış olacaklar.

‘Çin, Putin’in tavrından giderek daha fazla endişe duyacak ve muhtemelen onu Çin’in refahının bağlı olduğu küresel ticaret ve yatırım dünya düzenini yeniden kurmaya çağıracak.”

20. yüzyılla beraber nükleer silahların korkusunun insanlığa işlediğini gördüğümüzde tüm bu tehditlerin NATO’yu caydırmak amacıyla yapıldığını tahmin ediyor uzmanlar.

Nükleer bir silahın yıkıcı gücünün insanlarda korku yaratacağını söylüyorlar ve bu gücün korkusuyla birbirlerine saldırmayan ülkelerin ‘nükleer caydırıcılık’ uyguladığını belirtiyorlar.

Soğuk Savaş döneminde kullanılan nükleer caydırıcılık politikası, an itibariyle yaşadığımız krizde de ABD gibi ülkelerin Ukrayna’ya asker göndermemesinin asıl sebebi olarak düşünülüyor.

Ancak ABD’nin yakın tarihte Vietnam, Irak ve Afganistan gibi ülkelerle çatışmalarına baktığımızda nükleer caydırıcılığın her zaman işe yaramadığı da görülüyor.

Ayrıca belirtelim, Ukrayna krizi Putin’in nükleer cephaneliğiyle yaptığı ilk güç gösterisi değil!

2015 yılında bir Rus devlet televizyonu belgeselinde, Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sırasında ‘nükleer güçlerini alarma geçirmeyi düşündüğünü’ söylemişti.

1968 yılında imzalanan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması, şu ana kadar küresel olarak başarılı olsa da uzun süreli dikkat ve dönem dönem hatırlatma gerektiriyor.

‘Kuzey Kore nükleer cephaneliğini geliştirmeye devam ediyor, Hindistan ve Pakistan kısa menzilli taktik nükleer silahlar oluşturmak için bir silahlanma yarışına giriyor gibi görünüyor ve ABD, Rusya ve Çin arasında düşmanlık artıyor.’

Sonuç olarak uzmanların hepsi Rusya’nın an itibariyle nükleer silah kullanmak için bir sebebi olmadığını belirtmelerine rağmen Putin’in davranışlarından ’emin olamadıkları’ için her zaman bir tehlike bulunduğunu söylüyorlar…

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Secured By miniOrange