enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
BIST
1.480
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C

“Vatandaşın problemlarına gereken önem verilmiyor”

“Vatandaşın problemlarına gereken önem verilmiyor”
REKLAM ALANI
21.09.2021 21:00
0
A+
A-

[ad_1]

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Gülşah Sanver Manavoğlu, ülkedeki ekonomik krizin yönetilemediğini, vatandaşın problemlarına gereken önemin verilmediğini ileri sürerek, hükümeti eleştirdi.

Başbakan Ersan Saner’in kurultayda istediği sonucu elde edebilmek için olumlu bir hava yaratmaya çalıştığını, inanmadığı şeyleri söylediğini öne süren Manavoğlu, Başbakan Yardımcısı Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’nın da çıkmaza giren konuları yönetemediğini, yaptığı paylaşımlar ve söylemleriyle kutuplaşmaya neden olarak siyasi rant elde etmeye çalıştığını savundu.

Halkın Partisi’nden yapılan açıklamaya göre, televizyon programına katılarak gündemi değerlendiren Manavoğlu, şöyle devam etti:

YAZI ARASI REKLAM ALANI

“Şu an hükümetin yaptığı siyaset, bu ülkede olabilecek, bu halka yapılabilecek en kötü siyaset şeklidir. Sayın Arıklı’nın ‘1975 göçmenlerini Bakan olarak görmek istemiyorlar’ şeklindeki söylemi, ülke insanını birbirine düşürmekten başka bir şey değildir. Kutuplaşma üzerinden menfaat elde edeceğini düşünen yanılır. Süreci yönetememesi, görevini gerektiği gibi yapamaması doğum yerinden kaynaklı değildir, yönetim kabiliyetinin olmamasıyla ilgilidir. Ortada bir başarı, düzgün bir yönetim olsa eleştiri de olmazdı”

Elektrik Kurumu’na ihalesiz, doğrudan ve kirli akaryakıt alınmasıyla ilgili de konuşan Manavoğlu, yapılan tahlilin temiz çıktığına dair söylemlerin de ıslak imzalı belgeyle kanıtlanması gerektiğini belirtti.

İlk alınan kirli yakıtın çevreye ve çevre insanına zarar vermesi üzerine gelen tepkiler sonucunda sonraki alınan yakıtın farklı olabileceğini de sözlerine ekleyen Manavoğlu, KIBTEK’in içinden bir müdürün de yakıtın kirli olduğunu doğruladığını söyledi. Manavoğlu, yeni alınan yakıtın temiz olmasının, bir öncekinin kirli ve zehir saçtığı gerçeğini ortadan kaldıramayacağını ifade etti.

HP Genel Sekreteri Manavoğlu, şöyle devam etti:
“Arıklı’nın yeni yakıt temiz olduğu için özür beklemesi anlaşılır bir şey değildir. Önceki getirilen yakıtın kirli olduğunu kurumun müdürü söylemişken bu beklenti basit bir yaklaşımdır. Ayrıca yeni yakıtın temiz olduğunun sözle beyan edilmesi veya fotoğrafla gösterilmesi de yeterli değildir. İnanmak için ıslak imzalı mühürlü raporu görmek gerekir. Aksi halde bu sonuca da güvenmem. Diğer yandan, eğer ilk yakıtın kirli ve limit üstü olması nedeniyle olay çıkmasaydı, belki de ikinci, üçüncü defa yine kirli ve ucuz yakıt alınmaya devam edilecekti. Birileri de belki de bundan rant sağlayacaktı. Küçük rakamlardan değil, 110 milyon TL’lik bir rakamdan bahsediyoruz. Bunu doğru yönetmek şarttır. Yönetemeyip mağdura yatmak, köken ve kutuplaşma üzerinden yapılanları örtmeye çalışmak nafile bir çabadır”

Külliye projesi mimarına vatandaşlık verilmesi konusunun sorulması üzerine Manavoğlu, mevzuata göre yerli bir mimarın imzası olmadan proje yapılamadığı için hükümetin, Türkiye’den gelen mimara vatandaşlık verme yoluna gittiğini öne sürdü. Kurumların ve ülkedeki mimar ve mühendislerin devre dışı bırakılmasının KKTC açısından özgüven problemuna yol açtığını belirten Manavoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Cumhuriyeti altyapı çalışmalarına hibe desteğini sürdürüyor. Bu altyapılar için mimar ve mühendisler gerekiyor. Buradaki şartlar Türkiye’yle aynı değil. Ülkemizdeki mevzuata göre projelendirme yapıldığında problem çıkma olasılığı da düşüyor. Mimar ve Mühendisler Odası’nın tavizsiz çalışması sonucunda sağlıklı, sağlam binalar yapılıyor. Eski yollara baktığımızda çok daha sağlam olduğunu görürüz, çünkü denetimleri bizim Karayolları Dairemiz, mühendislerimiz yapardı.
Son zaman içinderda altyapı yatırımlarında bizim mühendislerimizin by-pass edilmesi, aslında para verip yatırım yapan Türkiye’ye de bir mağduriyet yaratıyor. Ciddi paralar harcanıyor ama işler olması gereken kalitede olmuyor. Bizim kurumlarımızın devreye girmesi önemlidir. Kurumlarımız siyasi rant sağlayacak şekilde değil, iş bitirici olmak için devreye girmelidir. Kurumlarımızın devre dışı kalması KKTC için özgüven noktasında da sorunya neden oluyor. Yerli bir mimarın imzası olmadan proje yapılamayacak olması vatandaş yapılmasını sağladı. KKTC’den bir mimar projeye dahil edilebilir ve onun imzasıyla işler yürütülebilirdi.”

[ad_2]

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Secured By miniOrange